Ruveyda

Hayatın Yüzüne Bak!

Yeraltından Notlar

Herhangi bir sebeple bu doğa kanunlarından biri,örneğin;iki kere ikinin dört ettiği benim hoşuma gitmiyorsa,kime ne?Beni ne ilgilendirir doğa kanunu,bana ne matematikten.....

GÜZEL BİR ŞARKI…

14 Mayıs 2008

PORTISHEAD-THE RIP

As she walks in the room
Scented and tall
Hesitating once more
And as I take on myself
And the bitterness I felt
I realise that love flows

Wild, white horses
They will take me away
And the tenderness I feel
Will send the dark underneath
Will I follow?

Through the glory of life
I will scatter on the floor
Disappointed and sore
And in my thoughts I have bled
For the riddles I’ve been fed
Another lie moves over

Wild, white horses
They will take me away
And the tenderness I feel
Will send the dark underneath
Will I follow?

Wild, white horses
They will take me away
And the tenderness I feel
Will send the dark underneath
Will I follow?

 

Bavulları hep toplu durmalı insanın…

Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı…

Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vaz­geçmeli…

İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı…

Yalnızlığa alışmalı…

 

Çünkü “omuz omuza” günlerin vakti geçti. Dayanışma… günümüz borsasının değer kaybeden hisse senet­lerinden biri artık…

Bireyin keşif çağı, geride kı­rık dökük yalnızlıklar bıraktı.

Terörün bile bireyselleştiği çağdayız. Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil; zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır.

 

*  *  *

 

İşte o yüzden alışmalı yalnız­lığa…

Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan… Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı… Hüzünlü bir şarkıyla paylaşı­lan gecelerde başım dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli… Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı…

Romanlardan yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarına…

“Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşmılsa yalnızlık olmaz” dizeleriyle başlamalı güne…                        

Telesekretere “şu anda size cevap verebilecek kim­se yok” denmeli, “… belki de hiçbir zaman olmaya­cak…”                                                      

Cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı…

 

*  *  *        

 

Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.

Haklılığın onuru yaşatır insanı… Susmanın utancı öldürür.

O yüzden en sessiz gecelerde ”doğruydu, yaptım”la teselli bulmalı insan…

Feryada komşuların yetişmemesine, soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı… Kendiyle he­saplaşmaya çalışmalı…

Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye, kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır ol­malı…

Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur, ama hep kalıp savaşacakmış kadar gözüpek olabilmeli…

Sessizliği, sese dönüştürebilmeli…

 

*  *  *

 

Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan…

Yollarla barışmalı…

Yalnızlığa alışmalı…

İSTEMEM EKSİK OLSUN

28 Nisan 2008

“ - Ne yapmak gerek peki?
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?
Onu mu bellemeliyim?
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
İstemem!
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!
Eksik olsun!
Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?
Eleştiriden mi çekinmeli?
“Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?
İstemem!
İstemem! Eksik olsun!
Korkmak, tükenmek, bitmek…
Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
İstemem! Eksik olsun!
İstemem! Eksik olsun!
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek…
Tek başına…
Özgür olmak…
Dünyaya kendi gözlerinle bakmak…
Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak…
Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak…
Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
İsteyince Ay’a bile gidebilmek.
Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.


Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?

- Dök içindeki öfkeyi dostum. Ama saklama benden seni sevmediğini.
- Sus… ”
 

Cyrano De Bergerac’tan… “İstemem eksik olsun” tiradı.
Edmond Rostand

ÖSS Günlüğü

17 Mart 2008

89 günkaldı.

Yesterday has been and gone
Tommorow will I find the sun
or will it rain
Everybody’s having fun
Except me I’m the lonely one
I live in shame

I said goodbye to romance, yeah
Goodbye to friends, I tell you
Goodbye to all the past
I guess that we’ll meet,
we’ll meet in the end
I’ve been the king, I’ve been the clown
now broken wings can’t hold me down
I’m free again
The jester with the broken crown
It won’t be me this time around
to love in vain

and I feel the time is right
although I know that you just might say to me
what you gonna do
what you gonna do
But I have to check this chance
goodbye to friends and to romance
And to all of you
And to all of you
Come’on now!

and the winter is looking fine
and I think the sun will shine again
and I feel I’ve cleaned my mind
all the past is left behind again

eXTReMe Tracker